Osmanlılar Döneminde Sakarya

Kayıların bir kısmı Süleyman Şah?ın oğullarından biri olan Ertuğrul Bey ile batıya göç ederler. Ertuğrul Bey önderliğinde Kayılar, XIII. yüzyılın ilk yarısında I.Alaaddin Keykubad (1219-1236) zamanında önce Ankara?nın batısındaki Karacadağ çevresinde yaylar-kışlar, sonra Selçukluların da onayı ile sınır boylarına (uc?a) Bithynia?nın Aşağı Sakarya boylarında Söğüt, Domaniç ve Ermeni Derbendi taraflarına yerleşir. Ertuğrul Bey 1281 yılında 93 yaşında vefat edip Söğüt?te defnedildikten sonra, üç oğlunun en küçüğü olan Osman Bey, Selçuklu Sultanı?na bağlı bir uç beyi olarak ittifakla Kayı boyunun başına getirildi. Osmanlıların beylikten devlete geçiş süreci sırasında, Bizans İmparatorluğunun ani bir çöküşü ile Laskarisler (1204) ve Palaioloslar (1261) devletleri kuruldu. Ancak Bithynia bölgesindeki (Bursa, Bilecik ve İzmit civarındaki) idarenin başıbozuk ve bu bölgedeki Rum Beylerinin İstanbul ile ilişkilerinin zayıf olması, Osman Bey?i harekete geçirdi. Osman Bey ve silah arkadaşları Samsa Çavuş, Akça Koca, Aygıt Alp, Gazi Abdurrahman, Kara Mürsel gibi üstün yetenekli komutanlarıyla sınır boylarındaki Bizans?a ait yerleri bir bir topraklarına katmağa başladı.
Türkler Sakarya?yı aşmaya ve Bizans arazisini fethetmeye başladılar. 1290?da sonraki kral XI.Andronikos Sangarios Nehri dolaylarına giderek Türk korkusunun sürekli hakim olduğu Bithynia ahalisini korumak için savunma önlemleri aldırdı ve bazı kaleleri de tamir ettirdi. Yine de Türk akınları durdurulamadı. Osmanlılar, beylik olarak yükselmeye başladı. Malagina ve Kabaia/Geyve kaleleri Bizans?ın Türklere karşı bir müddet direniş noktaları oldu.
Ertuğrul Bey ile birlikte gelen Samsa Çavuş ve Sülemiş de yakın yerlerde kabilesini iskân etmiş ise de, yöredeki Bizanslı beylerin en güçlüsü olan İnegöl Tekfuru, Osman Bey?in kumandanlarından Samsa Çavuş?u yenerek, onu Mudurnu yöresine çekilmeğe zorlar. Osman Bey, Samsa Çavuş?un yardımına koştu; ancak o da başarılı olamadı ve kardeşi Sarubatı?nın oğlu Bay Hoca?yı şehit verir. Samsa Çavuş Tekfurun baskısı yüzünden daha güzel ve yaşama şartları açısından daha uygun olan Mudurnu taraflarına yerleşir. Burası, Sakarya?nın güneydoğusunda ormanlık ve aynı zamanda bozkır arazi yapısına sahip bir yerdir. Bundan sonra yine İnegöl Beyi ve müttefiki olan Karacahisar Beyi ile Domaniç civarında savaşan Osman Bey, bu defa da kardeşlerinden Sarubatı?yı (diğer bir rivayete göre Gündüz Alp?i) kaybettiyse de savaşı kazandı (1288).
1291 yılında Eskişehir yöresindeki Karacahisar?ı zapteden Osman Bey, Mudurnu?da bulunan Samsa Çavuş ve kardeşi Sülemiş ile anlaşıp Harmankaya Rum Beyi Köse Mihal?i (daha sonra Müslüman olmuştur) de yanlarına alarak Sakarya vadisindeki Sorkun, Taraklı Yenicesi ve Göynük taraflarına akınlar yaptı. 1299 yılında Bilecik ve Yarhisar kaleleri fethedildi. Bilecik?in fethinden sonra Osman Gazi, beyliğin merkezini buraya nakletti. Daha sonra kuzey ve kuzey-batı yönlerinde genişleme hareketlerini sürdürdü.
Selçuklu Sultanı III. Alaaddin Keykubad?ın 1299 yılında devlet merkezini terk etmesi, Selçukluların bir müddet için başsız kaldığı dönemde birçok Türk beyi Osman Bey?in yanında yer aldı. Osman Bey?in daha serbest hareket etmeye başladı ve Osmanlı Devleti?ni kurdu.
Osman Bey ve arkadaşlarının başarılı fetihleri, komşu Rum Prenslerini harekete geçirdi. Başta Tekfuru Atranos olmak üzere Kestel ve Kitle Kaleleri prensleri mücadele için birleştiler ve Muzalon kumandasında onlara ikibin kişilik bir yardımcı kuvvette onlara katıldı. Osman Bey beşbin kişilik bir orduyla, bu kuvvetleri Gemlik?in güneyindeki Koyunhisar (Baphaon) Savaşı?nda bozguna uğrattı. Osman Bey?in yeğeni Gündüz Bey?in oğlu Aydoğdu çarpışmalar sırasında şehit oldu (1302). Bu zafer sonucunda Bithynia?nın en ünlü şehirlerinden olan Bursa?nın kuzey yöresi dışında, üç taraftan yolu kesildi. Osman Bey, daha sonra İznik?in en önemli illeri karakolunu oluşturan Trikokiya (Karahisar)?yı fethetti (1308).
Osman Bey, alpleri ve Köse Mihal?in yardımları ile Mudurnu taraflarına akın başlattı. Bu akınları Şehzade Orhan ile tecrübeli komutanlar Konur Alp, Akça Koca ve Abdurrahman Gazi sürdürdü. Osman Bey, Sakarya bölgesi civarında, önce ?Mekece Kalesi? ve sonra Konur Alp, Akça Koca ve Orhan Karaçebiş ile ?Alp Suyu Kalesi?ni aldılar. Bir müddet sonra, bu kaleleri üs yaparak Sakarya ovasına indiler. Yani 1313?de Lefke (Osmaneli), Mekece, Geyve, Akhisar (Pamukova) ve Gölpazarı yöresindeki kaleler ele geçirildi. Akhisar?ın alınmasıyla birlikte, Geyve Boğazı ve Sakarya Nehri?nin akış istikametine yani kuzeye doğru ilerleme kolaylaştı. Osman Bey, 1320?de hastalanarak, beylik yönetimini oğlu Orhan Bey?e bıraktı. Orhan Bey 1321?de Mudanya?yı aldıktan sonra Karadeniz?e doğru uzanan bölgenin de ele geçirilmesi görevini Konur Alp?e verdi. 1323?de Konur Alp, Akyazı, Hendek ve Tuz Bazarı/Düzce?yi ele geçirdi Akça Koca da Akova?daki etkinliklerini artırdı. Akça Koca, daha sonra Kandıra kasabasını ele geçirdi. Konur Alp de Bolu çevresindeki fetihlerini sürdürdü. 1323 yılında Osmanlı Devleti?nin sınırı kuzeyde Karadeniz?e kadar ulaştı. Aynı yıl, Sapanca Gölü?nün batı tarafında bulunan Ayan Köyü, Akça Koca tarafından zapt edildi. Akça Koca 1324?de Sapanca Gölü ile bugünkü Adapazarı yöresini Osmanlı Devleti?ne kazandırdı. Osmanlılar fetihlerden sonra adil davranarak yerli halkları kendi taraflarına kazanmışlar; onlar da ya Müslüman olmuşlar yahut eski dinlerinde kalarak Osmanlılarla işbirliği yapmışlardır.
XIX. yüzyılda Sakar­ya yöresi siyasal olaylar açısından bir ölçü­de durgun bir dönem geçirmiştir. Adapaza­rı?nın bağlı olduğu İzmit Mutasarrıflığı?nda bu yüzyılın en önemli olayı, 1854-1855 Kırım Savaşı, 1850-1860 Şeyh Şamil Olayı, 1877-­1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile Balkan Savaşla­rı ertesinde, dört büyük dalga halinde gelen mülteci akınlarıdır. Osmanlı Devleti?nin çeşitli bölgelerine yerleştirilen Kırım, Kafkas ve Balkan göçmenlerinin büyük bir bölümü de kendilerine Marmara Bölgesi?nde Biga Yarımadası ile Bursa?dan başka, Adapazarı yöresinde sığınak bulmuşlardır.