Selçuklular Devrinde Sakarya

XI. yüzyılın başlarında 1015 ile 1021 yılları arasındaki Kafkasya?dan Anadolu?ya keşif harekâtı olarak yapılan ilk akınları Çağrı Bey gerçekleştirmiştir. Anadolu?nun fethi amacıyla girişilen esas akınlar ise, 23 Mayıs 1040 tarihindeki Dandanakan Zaferi?nden sonra kurulan Selçuklu Devleti?nin hükümdarı Tuğrul Bey?in öncülüğünde 1048?den 1055 yılına kadar aralıklarla devam edildi ve bundan sonra da her yıl akınlar sürdü. Alpaslan da Çağrı ve Tuğrul Beyler gibi batıdaki genişleme siyasetine devam etti. 1064?de Ani ve Kars kalelerini ele geçirdi. Komutanlarından bazılarını Anadolu?ya akınlar yapmaları için görevlendirdi. Bu akınlar zamanla Urfa ve Antakya yoluyla Malatya?ya kadar genişledi. Hatta zaman zaman Sakarya Irmağı?na kadar uzadı. 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi, Bizans savunma hattını yıkarken, Anadolu?nun kapılarını da Türklere açıyordu.
1073/1074?de, Bizans İmparatorluğu olağanüstü günler geçirirken, Bizans Ordusunda paralı askerlerin Frank komutanı Roussel de Bailleul ayaklandı ve Anadolu şehirlerini ele geçirmeye başladı. VII. Mihail bu durumu önlemek üzere amcası Ioannis Dukas?ı, Roussel?in üzerine gönderdi. Sakarya?nın aşağı kolu üzerindeki Zompi Köprüsü?nde, ayaklanan Roussel kuvvetlerine karşı yenildi. Ele avuca sığmayan asiler, Sakarya Nehri?ni takiben, kuzeye doğru yöneldiler. Niyetleri Bithynia üzerinden ilerlemek ve başkenti ele geçirmekti. Bu sırada Selçuklu komutanlarından Artuk Bey de ordusu ile Roussel karşı harekete geçti ve onu Nikomedia/İzmit?e doğru çekilmek zorunda bıraktı. Artuk Bey, süratli hareket ederek aniden Sophon?daki Frank Ordugâhını bastı. Asi askerler dağıldı. Attaleiates?e bakılırsa 100.000?den fazla Türk bu savaş dolayısıyla İzmit?ten Üsküdar?a kadar olan sahaya yayılmıştı. Yani Roussel Olayı/ Roussel -Artuk Savaşı?ndan dolayı ilk defa Selçuklu (Türk) komutanı olan Artuk Bey, Sakarya çevresinde görülmüştür.
Nikeia, Ascania Gölü kenarında, tarihi bir şehirdi. Mekece ile Sakarya bağlantısı vardı. Ayrıca, doğuya giden yollar buradan devam ediyordu, Selçuklular, ?Roussel Olayı? nedeni ile Nikeia çevresinde görülmüşlerdi. İki yıl sonra, 1075 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Şah, İstanbul?un hemen yanında büyük ve tarihi bir Bizans kenti olup, sağlam surlara sahip bulunan Nikeia?yı (İznik?i) fethetti. Süleyman Şah burasını temellerini atmakta olduğu Anadolu Selçuklu Devleti?nin başkenti yapmak sureti ile devletini kurdu. Ancak Anadolu Selçuklu Devleti fiilen, Büyük Selçuklu İmparatoru Sultan Melikşah?ın ölümü (1092) ile meydana gelen iktidar boşluğu üzerine, İznik şehrinde Süleyman Şah?ın oğlu Kılıç Arslan tarafından kurulmuştur. Yani Kılıç Arslan?ın idaresinde ?Anadolu Selçuklu Devleti? bağımsız bir devlet kimliği kazandı.  
Kutalmışoğlu Süleyman Şah, 1081?de, Bithynia?daki fetihleri, Bizans aleyhine sürdürdü. Böylece, Sakarya nehrinin doğusundaki yarımadada Türk askerleri görüldü. Sakarya bölgesinde Bizans hâkimiyeti döneminde Maryandenos toplumu yaşamaktaydı. Türkler, Alexius Kommenos devrinden itibaren Sakarya vadisine kadar ilerleyip bölgeye akınlar düzenledi. Bu akınlar yerleşimden ziyade Bizans topraklarından ganimet elde etme amacı ile gerçekleşiyordu. Komnenos, savaşarak Selçukluları yalnızca İstanbul Boğazından ve denize komşu bölgelerden çok uzağa sürmekle kalmadı. Onları tüm Thynia (Sakarya?nın kuzey-batısı Kefken Kandıra dolayları) ile Bithynia?nın sınırlarından ve Nikomedia dolaylarından sürüp uzaklaştırarak,  Süleyman Şah?ı barış yapmak zorunda bıraktı.
XII.yüzyıl boyunca Bithynia sınırlarından batıya ve kuzeye geçemeyen Türk yerleşimi, 1220 yılında başlayan Moğol istilasının Anadolu?ya getirdiği yeni Türk unsurlarının Batı Anadolu uç bölgesine ulaşması sonucu, XIII.yüzyıl ortalarından itibaren Bithynia bölgesine girmeye başladı. Yani 1300 tarihinde Bizans sınırlarının içinde kalan pek çok bölge Türklerin eline geçmiş durumda bulunuyordu. Bu gelişme içinde Türkmenler, Batı Anadolu merkezlerine ve Bithynia şehirlerine sokulma fırsatı buldular. XIV.yüzyıl başında Batı Anadolu Türkmen yaşam alanlarında çadırlı Türk aile sayısının 400 bin çadırı aşması da bu gelişmeyi ortaya koymaktadır.